19 Nisan 2011 Salı

Canım saçma sapan bir yazı yazmak istedi bende bunu yazdım

03 Şubat 2011 Perşembe
17:10

   İnsanlar yaşlandıkça hayalleri de soluyor sanki. Eski heyecanı kalmıyor. Olaylara öyle bir gözle bakıyorlar ki öyle yorumluyorlar ki .. Buna olgunlaşmak diyorlar. Heyecanının azalması falda çıkan kısmetin milli piyangoya yorulması, yüreğin kabarmış denince borçlardan veya evin herhangi bir sorunundan bahsedilmesi.. Yazık oluyor bu insanlara. Neden 40’ından sonra çoktan tabuta girmiş gibi davranıyorlar ki ! Sen hala yaşıyorsun, yarın da yaşayacaksın ondan sonraki günde .. Ölmeden kefen giymek niye. Bunu biz yapıyoruz onlara. Genç kızsın bunu bunu yapamazsın, eşek kadar kızsın bunu bunu yapamazsın, kaç yaşında kadınsın bunu bunu yapamazsın, evli barklı kadınsın şunu şunu yapamazsın … Büyüsen olmaz küçülsen olmaz. Hayallerini kısıtlaya kısıtlaya ruhlarını çürütüyoruz. Onların bakmalarını istediğimiz kadarını görmelerine izin veriyoruz. Yarından umudu yok çünkü yarında bu günün aynısı olacak. Hayallerini umutlarını aldık ya ellerinden tamam artık doğru davranan bireyler oldular. Neden !? Çünkü biz onları öyle görmek istiyoruz. Yarınların bambaşka olacağını düşünmelerini istemiyoruz, 40’ından sonra aşık olmalarına izin vermiyoruz. Hani aşkın yaşı yoktu ? Evet aşkın yaşı yok ama aşkın adı var değil mi. 40’ına kadar aşkın adı aşktır 40’ından sonra aşkın adı azmak olur. Hatta buna uygun güzelde bir atasözümüz vardır kırkından sonra azanı diye başlayan.
   Bu konu nerden çıktı ? Bugün annemin arkadaşı dünya tatlısı bir kadın bize geldi. Her zaman gelir ve artık adet olmuş o gelince hep kahve içilir fal bakılır. Ben sıramı beklerken internette dolanıyordum bir ara konuşulanlara kulak misafiri oldum. Senin için sıkılmış diyor anneme “hı evet kaç gündür kombide arıza varda…”, balık var diyor genelde kısmete yorulur o paraya yoruyor, kuşlar uçuşmuş diyor “neyse havalarda vıdı vıdı vıdı”.. O an bir kötü oldum. Ben olsam ne sevinçli şeylere yorardım eğlenirdim, annem dert anlatmaya araç olarak kullanıyor. Her mutlu şeye bir sorun söylüyor. Sonucunda fala inanma derler kafana göre yorarsın amaç eğlenmektir. Annemin olaya bakışını dinledikçe fena oldum çok üzüldüm. Onun içindeki heyecanı yok etmişler. Eğlenmesi gereken zamanlarda bile yüzü gülüyor ama aklı sadece gerçeklere takılıyor. O an anladım. Bir insanı öldürmek istiyorsan çekip vurmana gerek yok hayallerini al yeter. Hayalleri alınan insanlar yavaş yavaş ölüyor, duyarsızlaşıyor, sevinçsiz, tepkisiz oluyorlar ve tüm hayatını bu şekilde yaşamaya mahkum olmak ..
   Bir insana yapabileceğiniz en büyük kötülük içindeki sevinci öldürmekmiş.

Not: Canım saçma sapan bir yazı yazmak istedi bende bunu yazdım…

Hiç yorum yok: