7 Aralık 2012 Cuma

Yine toparlamaya calısıyorum..

   

Olayın üzerinden 2 hafta kadar geçti sanırım.. İlk günler çok zordu. Pişman olup dönmeme dershanenin yoğun temposu şükürler olsun ki engel oldu. Şimdiyse canım yanmıyor pek. Sadece merak ediyorum acaba o da beni merak ediyor mu, düşünüyor mu.. Benim derdim haber almak sanırım. 
   
Peki buluşma ne oldu diyenler ?

   Buluştuk güzel güzel fakat vizyondaki filmleri beğenmediğimizden sinemaya girmek yerine bir kafede oturduk. Kafenin nargile kafe olması ciğerlerimin on yıllık sigara ihtiyacını karşılamama sebep olsa da güzeldi.. O kadar çok oturduk ki, tabi laf lafı açtı. Geçmişimizde çok ortak yan varmış onu öğrendim. Şimdiyse tekrar buluşmak için yokluyor bakalım..

   Tabi bu arada benim aklım karışmazsa olur mu ?? Bu kız toparlanıyor bi dağıtmak lazım.. Taa geçmiş geçmiş geçmişlerden çocukluğumdan bu yana hortlamaktan bıkmamış bir aşkım var.. Çocukluk aşkı derler ya. İlk aşk.. Unutamıyoruz birbirimizi. Ne biliyim her karşılaşmamızda sanki hala canlı bişeyler oluyor. Bir türlü tam arkadaş olamadık. Yine birden mesaj attı. Polis kolejinde okuyor. Şehirler ötesinden hala beni hatırlıyor. Ellerine telefon sınırlı geçiyor onda da ben onu aramamışım diye trip atmaya geçiriyor ((: 

  Hatta bir kere falcıya gittik bizimkilerle ben tabi o an aklımda kim varsa onu sorma peşindeyim o aklında iki isim var yaz dedi. Bende o an aklımdakini yazdım, o aralarda bunun tatil izni zamanıydı görüşmeye çalışıyorduk bunu da yazdım. Anne adı falan fistan bu demez mi sen onunla evleniceksin o.O ben dedim mümkün değil diğeri yok mu diğeri o.O Yok dedi bununla olacak o.O ilk dediği çıktı birincisiyle olmadı ikinci dediği olursa, olmaz ya o kadar da değil (((:

   Neyse aslında bu başlı başına başka bir yazı konusu çoook uzun olduğundan.. 

30 Kasım 2012 Cuma

Her sey bu kadar güzel gidebilir mi ?

   

   Merhaba, merhaba, merhaba.. Yine, yeni, yeniden ben.. Yine aylar sonra ((: alıştınız bence artık. Tabi olaylar değişimde çığır açtı bu sefer. Özet geçeyim; İzmir'dekini unutalı çook oldu - tabi o bana döndü sonra (; - ama aşk beni bırakır mı.. Tesadüfen tanıştığım birine aşık oldum. İlgili, alakalı, kibar, benimle konuşmadan, beni görmeden günü bitirdiğinde trip atacak kadar nutellanın iki ayaklı sponsoru.. Ama burda bi terslik yok mu sizcede ? 

Her şey bu kadar güzel gidebilir mi ? 

Tabi ki gidemez bir bokluk çıkar.. Şimdi aklınızdan bir ton şey geçiyordur ama sıkı durun eminim bunu hiç tahmin etmediniz !

O'nun..
Meğersem..
"sevgilisi" varmış..
!!

İlk duyduğumda yalan sandım. Konduramadımki.. Tabi idrak etmemde Facebook çok yardımcı oldu (: Nasıl yıkıldığımı tahmin edersiniz. Ama kimseyi ayıran kişi ben olamazdım ona ayrıl demedim, ona git de diyemedim.. O bekle diyebildi. Sonuç ? Bitti.. Aslına bakarsanız tam bana göreydi. Ama Allah sahibine bağışlasın ne diyeyim.

Bende kendimi derse verdim. Dershaneye yazılalı 1 hafta oldu. Bir haftadır köpek gibi çalışıyorum nasıl geçti anlamadım. Allah'ın her günü dershanedeyim. Ama işte böyle dinleneyim diye mola verince aklıma geliyor fikri batasıca.

Lisedeyken hoşlandığım bir çocuk geçen gün face'den mesaj attı. Telefona yönlendirdiğim için mobilden konuştuk bi süre. N'apıyorsun, ne ediyorsun ve bir ton klişe şeyden sonra tabiki laf ders çalıştırmaya geldi (: Kendileri çalışmayan beylerimiz kızlara ders çalıştırmaya gelince zehir gibiler maşallah ((: Hayır demek için bir sebebim yoktu kabul ettim "sinema" teklifini. Evet çok banaliz >.< Ama bende bu aralar çok film izlemek istiyordum bir taşla iki kuş U.U

Dershanede de zeki ve yakışıklı arkadaşlarımız var tabi U.U hemde benimle ilgilenen ^.^ Aklım kaymasın diye odun gibi full önüme bakıyorum >.< Ama olsun çok isteyen sinyale gerek duymaz bunca hüsrandan sonra onu öğrendim. 

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Ask bok yesin !!


02 Temmuz 2012 Pazartesi
19:28



Evet yine son yazışımın üstünden aylar geçti.. Belkide çok merak edenim yok ondan. Bilemiyorum. Neyse aradan aylar geçince malum olaylar da değişti, gelişti.. Nerden başlasam bilemiyorum aslında. Malum şahısla tabiki görüşemedik. İşler daha da kötüleşti aslında. Hiç konuşmuyoruz ya işte kısası.. Ve her gün benim önüme sanki inat gibi İzmir'le ilgili zilyon tane şey çıkıyor.. Belki arar diye bekliyorum ama yok hiç ümidim.. Yine de içim bekliyor işte. Açık açık ayrılmadıkta, yani o istemiyor. Ben kendi kendime ayrıldım sanırım. Zaten bi farkı yok birlikteliğimizle ayrılığımızın. Sadece sıfatımız değişiyor işte. Fark ettiniz mi bilmem ama o kadar kişi anlattım size, biri bile mutlu bitmedi hoşlantılarımın.. Yenileri doğdukça zamanla soldular sadece içimde.. Tuhaf hiç yüzüme gülmemiş aşk.. Onlar için bir şey yapmamış olsamda bu sonuncusu için özveride bulundum ama.. O da geldi tepeme sıçtı resmen.. 
Yeni fotoğraflar yüklüyor falan. Onlara bakıyorum. Gayet eğleniyor gibi.. Boş zamanı yokmuş gibi de gözükmüyor hani.. Bana baksalar bende eğleniyormuş gibiyim.. Ama aramızda gerçeklik farkı var.. hemde çok bariz.. Neyse o bilmesin shhh!

12 Mayıs 2012 Cumartesi


12 Mayıs 2012 Cumartesi
00:39



Yazmaya üşendim ama doğum günüm çok güzel geçti. Evet gelmedi ama ben ağlanacak birşey olmadığını idrak etmiş oldum. Kurstan kızlarla bara gittik. Yanımda kimlik taşımak gibi kötü alışkanlıklarım olmadığı için kapıda biraz zorluk çıkartsalarda, nefret ettiğim akbilim beni kurtardı.. Herneyse içeride bize anlattıkları gibi öcüler yokmuş öğrenmiş oldum. Öyle filmlerdeki gibi hapçı pis keşleri de göremedim ne yazıkki.. Taksim'de bağıra çağıra doğum günümü kutladılar.. Rahatlıklarına özendim açıkçası. Ben biraz daha kasıntı bi tipimdir. Bir türlü gelmeyip beni aktarma yapa yapa eve gitmeye mecbur bırakan nefretlik otobüsüm de ben durağa gelir gelmez, geldi otura otura fıstık gibi geldim evime.. Annemi pasta, çerez, meyve ne var ne yoksa depolamış beni beklerken buldum. Patlayana kadar herşeyden yedim en son nefes alamıyordum (((:
Kısacası harika bir doğum günüydü benim için ayrıntılarıyla beraber.. Onunda yakın zamanda gelme ihtimali varmış ama ben kendimi ümitlendirmemeye çalışıyorum. Bugün benimle konuşmuyor, benimse ne yaptığım hakkında hiçbir fikrim yok..
Onunla konuşabilmek için uyumuyorum. Konuşa konuşa sabahlıyoruz ve ben 19.5 gün devamsızlığımla sabah kalkıp okula gidip sınavlarda uyuyorum.. Bilmiyorum yaptığım doğru mu.. Sabah okul, öğlenden akşama kurs. 9 gibi eve gelip onun için gece 3 e kadar uyumayıp, 3 saatlik uykuyla ertesi gün aynı tempoda devam ediyorum.. Doğum gününe sürpriz yapmayı düşünüyorum tabi uçak ve hediye parasını aynı zamanda toparlayabilirsem ((: .. Bu yaz benim  için çok önemli.. Onun için yaptığım fedakarlığa değmesini diliyorum sadece..

8 Mayıs 2012 Salı

Iyiki dogdun kalbim..


8 Mayıs 2012 Salı
22:47




Yarın benim doğum günüm.. Ve beni en mutlu edecek hediyem şehirler ötesinde.. Yarın için beklediğim ondan daha güzel bir şey yok. Ama o da olmayacak.. Bugün hiç konuşamadık. Ne kadar olmayacağından emin olsamda ondan bir jest bekliyorum. Elinde olsa yapardı biliyorum. Neyse ben yaparım. Ama en azından bugün konuşabilseydik güzel olurdu. Ne dediğimden bir şey anlamıyorsunuz değil mi !? Anlatmaya üşendiğim için hikayenin ortasından giriyorum.. Geçmişe ağlamayı çoktan bıraktım ama bu seferde gittim Türkiye'nin öbür ucundan bir sevgili buldum kendime.. Gerçekten tam bir kelaynağım.. Ne bahtsızım ya. 
Yarın 18'ime giriyorum ama programım okul - kurs - ev.. Devamsızlığım 19.5.. Sevgilimi görmem imkansız ve yarın doğum günüm olmasına rağmen bugün hiç konuşamadık bile.. Ne kadar harika .. Bunun sonunda buraya gelecek olsa tüm olumsuzlukları unutabilirim. Keşke bir sürpriz yapsa.. Sanırım bu monoton okul - kurs - ev doğum günüme bir de "acaba gelir mi?" ümidiyle beklemek eklenecek.. Lanet olsun. Niye hiçbir şeyim normal değil !!!
18'ime böyle girmek istemiyorum.. hep farklı olsun istemiştim. Ama bu da diğerlerinden farksız hatta ultra yorgun bir doğum günü olacak sanırım. Yine de hayalperest ruhum hala bir ümit diyor ((: 
Yarınki ruh halim nasıl olur bilmiyorum ama gelmezse ne kadar saçma olsa da ağlayacağım galiba.. 

Not: Şuan konuşuyoruz ve bir şey sormasam da anladım beklemesem daha iyi.. Gelmeyi bırak doğum günüm olduğundan haberi bile olduğunu sanmıyorum.. Aslında bunu yadırgamıyorum çünkü daha sevgili olalı bir kaç gün oldu. Sorun şu ki ben doğum gününü bilmeyi bırakın şimdiden ne alacağımı bile biliyorum.. 

31 Ocak 2012 Salı

31 Ocak 2012 Salı
00:54



Laptop'ım bozulalı 1 hafta oluyor.. Baktım bizim ablaya yalvara yalvara olmayacak ikna ettim annemi bana laptop almaya çıktık. Dikkat ederseniz bakmaya değil almaya dedim. Her zamanki gibi çok fazla araştırmadan yumurta kapıya dayandığı an ihtiyaç karşılamaya çıktık yani.. Neyse anneme kalsa sadece bir yere bakmamız yeterdi ama yine de ben biraz daha bakalım dedim de daha az kazıklandığımız bir yerden aldık. Dell İnspiron i5 2430M'i 2000 TL ye aldım inanabiliyor musunuz !? Allahım nasıl içime oturdu anlatamam yani.. Tabi ben almadan önce yapmam gereken araştırmayı laptopu aldıktan sonra yapmaya başladığım için internetteki bir sürü berbat yorumu da aldıktan sonra okuma şerefine nail oldum.. O yorumları okurken başımdan kaynar sular döküldü sanki.. Gözlerim doldu. Bizimkilere de diyemiyorum kazıklanmışız diye.. Direkt bana yüklenirler. Sonra tabi ben o kadar kötü yorumu okudum ya resmen laptoptan soğudum. Her an acaba neresi bozulacak diye tetikte bekledim açtım laptopu oturdum karşısına izledim falan. Acaba ne zaman hoperlöründen cızırtı gelecek, acaba ne zaman ısınma yapacak, acaba ne zaman çökecek vs vs .. Bir de kutusunu incelerken "Made in China" yazısını görmeyeyim mi bir an duyguladım.. Yandın kızım dedim.. Tabi kutusundan çıkardım, açtım cdleri kurdum falan geri de almazlar dövünmeye başladım. Bildiğin bir kaç gün laptopu sırf o yorumların ön yargısı yüzünden benimseyemedim depresyona girdim resmen.. Sonra dedim yahu hiç mi bu bilgisayarı alıpta memnun olan yok kardeşim.. Hayır yani herşeyi tıkır tıkır çalışıyor film izliyorum gümbür gümbür ses veriyor, çözünürlükte süper niye kimse beğenmiyor !? Yine dayanamadım tabi internete girer girmez fiyat karşılaştırması yaptım bi 700 TL kadar kazıklandığımı görünce haliyle beni ateş bastı. Sonra yine dayanamadım acaba ben 2300 TL ye falan burdan alsaydım nasıl bir laptop alabilirdim diye baktım en en en kötü ihtimalle bile i7 işlemcili 640 MB hafızalı bir laptop alabilirmişim.. Duygulandım tabi yine. Özel günümün de denk gelmesi vesilesiyle gözlerimde doldu bi.. Sonra dedim yattı balık yan gider başveerr bu laptopun ölüsü bile eskisinden iyidir takma kafaya dedim ama işte boğazımda bir yumru yutkun yutkun gitmiyor. Hani bizimkilerin sıkışık olmadığı bir zamanda kazıklanmış olsaydık neyse de bunu almak için o kadar sıkıntıya girdi şimdi annem ona üzülüyorum ... Off neyse..

14 Aralık 2011 Çarşamba

14 Aralik 2011 Carsamba
18:18



   Ah ah.. Hep cesaret cesaret cesaret diyorum.. Yok yani bende kısmet yok. Okulun en cesaretli çocuğunu tavladım açılamadı atıcam kendimi bir yerden artık ((: Bu kadar da olmaz ki .. Dünse beni iki dakika gören çocuk bugün bana açıldı.. Saçmalığa gel.. Hem de nasıl minnoş aracılığıyla. Ölmek istiyorum.. Başka biri mi yoktu yani söyleticek bi o mu kaldı yani.. Öyle bir reddetmişim ki görmeniz lazım sanki çocuk bana tek gecelik ilişki teklif etmiş.. Ama yani bir insanın da işi bu kadar mı ters gider. 
   Resimle de bu aralar pek ilgilenemiyorum.. Canım çizmek istemiyor. Kursu mu değiştirsem mi ? Değiştirmesem mi ? Ne yapsam ? Ne etsem ? derken değiştirdim. Şimdi çok memnunum ama ne güzel çizenler var bir görseniz. Bir yıllık iki yıllıklar var.. Teyze bile var yani.. Ben 35x50 çiziyorum onlar 50x70 70x100.. Moralim bozuluyor. Tonlamada çok zorlanıyorum .. Bu kadar az çalışarakta *ah yetişirim... Ama yetişmem lazım.. Her önüne gelende kursa gitmeye başlamış. Çantaları gördükçe kan beynime sıçrıyor. Sanki hepsi bu yılı beklemiş.. Hepsini can düşmanımmış gibi görüp her seferinde ortadan kaldırma planları yaparken buluyorum kendimi.
   Neyse yapıcaz artık bi şekil..