5 Ekim 2011 Çarşamba

Aynı onun gibi..

05 Ekim 2011 Carsamba
20:02



   En son yazımı 1 ay kadar önce yazmışım.. Aslında haftada bir yazmaya özen gösteriyordum ama son zamanlarda yazmak her aklıma geldiğinde “Amaan.. Sürekli yazmaya özen gösteriyorum da noluyor sanki.. Zaten gelen giden yok bir süre daha yazmasam kimse meraktan ölmez..” diyordum. Bu gün hazır internete girmişken bir uğrayayım dedim bloga, o da nesi !? Bi ton insan bakmış.. Birden ağlayasım geldi.. Aptal gibi siteme bakılmasına ağlamadım tabi ki.. Daha o kadar umutsuz vaka değilim.. Siteme bakan insanları görünce bir an her şeyin böyle ilerlediğini anladım… Bir şeyi her an ümitle beklediğinde, uyurken uyanıkken onu düşündüğünde, her saniye bir şeyler olsun diye dilekler dilediğinde hiçbir şey olmuyor. Ne zaman ki tırnakların yiyip bitirmekten, umutların bekleyip durmaktan tükeniyor o zaman günlerce, haftalarca belki de aylarca beklediğin şey oluveriyor. Ne zaman ki o beklediğin şey sende eski değerini, önemini kaybediyor o zaman dönüp sana geliyor.. Ne kadar acımasızca değil mi !? Her şey sanki üzmek ve üzülmek üzerine kurulmuş. Üzülüyorsun – üzüyorsun, üzüyorsun – üzülüyorsun böyle sürüp gidiyor.. Bu döngü insanı iyi ve mutlu olmaya değil öç almaya itiyor..
   Mesela aynı şey aylar önce olsaydı havalara uçar ve daha büyük bir hevesle sık sık blog yazmaya başlardım. Belki de her saniye biri bakmış mı diye kontrol etmekten kendimi almazdım. Ya da Minnoş 4 ay önce beni bu şekilde izliyor olsaydı kim bilir neler hissederdim. Ama belki de duygularıma aldığım karşılıkla aptalca hatalar yapardım.. Daha sonra pişman olacağım şeyler.. Yani belki de zamanı buydu. Bilemiyorum. Böyle düşününce zamanlaması doğru ve mantıklı geliyor ama o an o duyguları, heyecanı belki de hayal kırıklıklarının acısını yaşarken hiçbir şey mantıklı gelmiyor. Şuan canımın yanması dünyadaki en mantıklı ve doğru olan şey olsa dahi ben yanlışımla mutlu olmak istiyorum diyor insan.. Acısı geçtikten sonra olanlara hak vermenin hiçbir manası olmuyor. Çünkü gelecekte onaylanacak olan olayları yaşarken bunu bilmek insanın acısını hafifletmiyor..
   Ve şimdi O’nun hareketlerinde uzaktan izliyorum eski beni.. Nasıl göründüğüme bakıyorum.. İlgili, çaresiz ve hevesli.. Ona bakmamı istediği çok belli. Hala ilgilendiğimi görmek.. Garip tesadüfler, kasıtlı beklemeler yaratıyor aynı benim gibi.. Gururum okşanıyor.. Aynı onun gibi..

Hiç yorum yok: